Duvar kağıdı nedir? Ne için kullanılır?  

Hayatımızın her alanında karşımıza çıkan duvar kağıtlarının tarihi bir o kadar eskiye dayanmaktadır ki duvarlarımıza sürdüğümüz, temizlenmesi zor, uygulaması zor boyalardan bile daha eskiye gidebiliriz derinliklerine indiğimiz zaman.  

Evet enteresan, hatta saçma, her alanda gördüğünüz, kimi zaman hiç dikkatinizi çekmeyen bu kaplama malzemelerinin bir tarihi bile var. 

Yakın tarihimizde, ülkemizde de popülerliğini kazanmış fakat basit ve beceriksiz ellere bırakılar üretim faaliyetleri sebebiyle birkaç yıl içerisinde sıradanlaşmış bir duvar kaplama malzemesi, kimine göre hayat felsefesidir duvar kağıdı. 

Evet, denk gelirde gören olursa altını çizelim basit ve beceriksiz eller... 

Daha ucuz ham madde, daha ucuz makineleşme, kötü tanıtım, dandik üretim ve duvar kağıdı sektörün de gelinen son nokta! 

Ülkemizde kaç tane boya firması var? Kaç tanesi televizyon kanallarında radyolarda reklam yayınlatıyor?  

Peki bu ülkede kaç tane duvar kağıdı fabrikası mevcut? Acı ama gerçek 30 un üzerinde, peki bir, iki firma dışın da kaç tanesinin reklamını gördünüz? Belki de hiç birisinin... neden? Cevabı yok.  

Avrupa ve kuzey Asya ülkelerinde vazgeçilemeyen, neredeyse hayat felsefesi olan duvar kağıdı ülkemizde neden bu kadar geri planda kaldı diye soracak olursak, muhataplarımız hala o dandik kağıtlarını sergilemekte paşa koltuklarına oturmuş, bir zamanlar kazandıkları paralarını yemektedir. 

Teknik bilgimi? Hak getire... Buraya kadar ki şikayet ve sitemlerimiz üretici kısmınaydı, şimdi tüketici kısmına geçelim. En sevdiğim bölüm... 

Gardaş bu kurtlanma yapar mı? Gardaş bunu ıslak bezle silsek sıkıntı olur mu? Gardaş bunu sıkılınca sökersek, sökülür mü? Gardaş bu duvara hava aldırır mı? Gardaş bu söküldüğün de duvarda iz bırakır mı? 

Gördüğünüz gibi 1960 yıllarından kalma sorular karşınıza çıkıyor büyük ağırlıkta. Peki neden? 

1960-1990 yılları arasında büyük heveslerle, büyük beklentilerle herkesin göz bebeği haline gelmiş duvar kağıdı kaplaması kurtlanma, boya atması, solma, yanlış uygulama nedeniyle kopma, ek yerlerinin açması gibi büyük sorunlar sebebiyle insanımızın, fiyasko ürünler arasında yerini aldırmış suçsuz günahsız bir malzeme... Böyle olamamalıydı. 

Doğaldır ki ağızını süt yakan abim de şu an yoğurdu üfleyerek tüketiyor. Sorulan alakasız ve saçma soruların sebebi de bu yüzdendir. Ne yapsın abim? Heves ediyor, hoşuna gidiyor, mazi gözünde canlanıyor ama o arkası kurtlanan duvar kağıdından bir kurtçuk abimin beynine sıçramış, kafasını kurcalıyor işte. 

Şimdi o abiye siz söyleyin korkmasın, artık hiç bir şey eskisi gibi değil. Ham maddelerimiz kaliteli makinelerimiz kaliteli, artık sağlam dayanıklı üretim yapıyoruz.  

Haa abimizin hiç suçu yok mu? var tabi ki, duvar kağıdı ekmek unuyla yapıştırılmaz, duvar kağıdı çamaşır suyuyla silinmez, duvar kağıdı su alan duvara yapılmaz güzel abim. Sen gidip gazete kağıdına baskı yapılmış 5 liralık duvar kağıdına tenezzül edersen yoğurdu işte böyle üfleyerek yedirirler sana. 

Bilinenin aksine duvar kağıdı sadece ortama dekor ve şıklık katma amaçlı kullanılan bir kaplama malzemesi değildir. Duvar kağıdının en büyük özelliği çok uzun ömürlü olmasıdır. Dikkat ettiniz mi bilmem, oteller, hastahanelerin bir çoğu, devlet dairelerindeki ofislerin büyük kısmı duvar kağıdı kaplanmıştır. Bunun en belirgin sebebi uzun ömürlü olmasıdır. Bizim tezgahtar ağzımızla ‘’sil sil kullan’’  

Evet en can alıcı bölüme geçiyoruz.  

Hepimizin atladığı cebimizdeki akrepten korkarak görmek istemediği sağlığımız. Herkes evinin, iş yerinin lüks ve şık gözükmesini ister, bunun için para harcar, zaman harcar, emek verir.  

Peki kullandığınız, satın aldığınız malzemeler sakın sağlığınızı tehdit ediyor, alttan alttan fark ettirmeden sizi zehirliyor olmasın. Ablamın daha dünyaya gözlerini açmamış karnındaki bebeğinin tamda beşiğinin baş ucuna koyu verdiği o pembe puantiyeli duvar kağıdı, ya da prenses resimli posteri yapılırken ne tür boyalar kullanılıyor, hangi makiyle yapılıyor! Hangi kağıda baskı alınıyor!  

Sormadın, sorgulamadın, öğrenmedin ve sen o bebeği zehirledin, pamuk gibi cildine zarar verdin, sen o bebeği kanser ettin. Evet sen yaptın bunu, cebinden çıkacak 5 kuruşun derdine düştün, hem o sevimli gözüken zehir tüccarlarının cebini doldurdun, hem bebeğini zehirledin.  

Duvar kağıdı çok çeşitli değildir. iki çeşit duvar kağıdı vardır. Kaliteli ve kalitesiz. Ortası yok! 

Konu çok basit, yola çıkıyorsun uzak bir yola, iki tane taşıtın var, bir bisiklet bir araban. Şimdi istediğine bin ve git! 

Günümüzde kullanılan ve neredeyse hiçbir kuruluş ve kurum tarafında denetlenmeyen duvar kağıdı üretim fabrikaları ve imalathaneleri, iç mekan baskısına müsait olmayan hatta yasak olan makineler ve kağıtlarla sizlere hizmet vermekte. Aman dikkat! Az önce bahsettiğim ablam  gibi evdekileri zehirleme! 

Peki bir duvar kağıdının sağlığa zararlı olduğunu nasıl anlarız? Buraya dikkat! 

Duvar kağıtları ciğerimizin bir parçası. Saçmalamıyorum, duvar kağıtları canımız ciğerimiz. Bulunduğunuz ortamın duvarlarında eğer duvar kağıdı görüyorsanız şunu bilmenizi isterim ki o kağıtları soluyor, ciğerinize işliyorsunuz. 

Çin de üretilen, aslında evimizin dışarısındaki, tabela, afiş, cephe giydirme işlerinde kullanılan çok ama çok ucuz, SOLVENT baskı sistemine ait makinelerle, yani kanserojen madde içerikli boyalar kullanılan bu makinelerle sizlere duvar kağıdı üretip evlerinize bir güzel giydiriyorlar... geçmiş olsun kanser olmak üzeresin.  

Ee ben nerden bileyim diyeceksiniz tabiki de haklısın. O zaman anlatayım; 

Solvent baskı, haa birde şimdi ekosolvent diye bir şey çıktı o daha az kanser yapıyormuş! Aşırı tiner kokusu verir, uygulama esnasında tutkal sürüldüğünde boyası çıkar, çizilme olur, silinemez. Bunlar kabulün ise birde şunları oku; Ciltte kabarmalara yol açar, solunumu güçleştirir, baş dönmesi yapar, baş ağrısı yapar ve öldürebilir. 

Sayın zehir taciri dolandırıcı beyefendi; 

Bu makine, sen evin içerisine duvar kağıdı yap diye üretilmedi! Zehir taciri uyanık herifler. Sen bu makineyle afiş, cephe giydirme, tabela yap diye üretildi. Ama sen gittin ucuz diye bu makineyi aldın ve belki de daha doğmamış bir yavruyu zehirledin. Aman kim gelip bakıyor bu işi kim denetliyor değil mi? Üretende, üretileni satan mağazada, tezgahtarda hepiniz... 

Neyse sinirlerimiz fazla yıpratmadan devam edelim. Eğer bu yazıyı buraya kadar okuduysan sana öncelikle teşekkür ediyorum. Çok fazla kafa bulandırmadan yapman gereken şeyi söyleyeceğim kısa ve basit bir taktik.  

Duvar kağıdı alırken, nereden alıyorsan al, aldığın üründe GREENGUARD sertifikası var mı? Latex baskı sistemiyle mi yapıldı? Diye sormalısın. Eğer yok ise hemen oradan bisikletine bin ve uzaklaş.  

 

LATEX baskı sistemi, su bazlı mürekkepler ile yapılmaktadır. Doğaya ve insana hiçbir zararı yoktur. GREENGUAR sertifikası ise Dünya çapında geçerli sağlığa uygunluk sertifikasıdır.